youtube mobil üst abone ol

Çevre Bakanlığı'dan dikkat çeken proje!

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Türkiye'de düşük karbon stratejisi geliştirilmesi için bir adım daha attı.

Projenin etkili isimlerinden Uluslararası bir kalkınma uzmanı ve Cornell İklim Değişikliği Bilim Üyesi olan Rade Glomazic şu bilgileri paylaştı;

Sayın Glomazic, son üç yıl içinde Türkiye’de birden çok projede görev aldınız değil mi? 

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı (ÇŞB) ile işbirliği içinde, NATURA 2000, Düşük Karbonlu Kalkınma ile İstilacı ve Yabancı Türler projeleri gibi birçok proje geliştirdik. 

Memnuniyetle ifade etmek isterim ki, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın yanı sıra İklim Değişikliği ve Hava Yönetimi Koordinasyon Kurulu gibi diğer önemli kamu kurumlarındaki meslektaşlarımızla iyi ilişkiler ve iletişim geliştirdik. Yerel uzman ekiplerin desteği, bilgisi ve üst düzey performansı ile kamu kurumlarının özellikle çevre ve iklim değişikliği konusundaki artan ilgisi ve özverisinden çok etkilendik. 

Odağınız kanıtlara dayalı politika oluşturmak mı? 

Evet, odaklandığımız sektörlerde, ileriye dönük birkaç farklı senaryo öngörebilmek adına, sahadaki durumların gerçek analizine dayanan modeller geliştiriyoruz. Uzun vadede, bilimsel sonuçların sağlıklı karar için anlamlı girdiler sağlayabilmelerinde, karar vericilerin açık ve net bir bilim-politika ortak alanına sahip olmaları çok önemli. 

Teknik anlamda diğer ülkelerle karşılaştırıldığında en önemli fark nedir? 

Düşük Karbonlu Türkiye Projesi, Türkiye üzerindeki doğrudan emisyon azaltım etkisine sahip olabilecek bir dizi azaltım eylemini kapsayan çok özel bir odağa sahip. Ve içeriği oldukça kapsamlı; sadece seçilen eylemlerinin sera gazı emisyon azaltım potansiyellerini değil aynı zamanda eylemlerin sosyal, çevresel ve ekonomik etkilerinin bir değerlendirmesiyle birlikte eylemlerin fayda-maliyet analizini de içeriyor. Yani, proje kendi içinde çok çeşitli teknik çalışmaları da barındırıyor. 

Ayrıca, proje Türkiye'nin sera gazı emisyonlarının %42,6'sı (2016) gibi önemli bir yüzdesini oluşturan sektörler olan binalar, atık, ulaştırma ve tarımı ele almayı hedefliyor. 

Sayın Glomazic, projenin ana nedeni nedir? 

AB destekli Düşük Karbonlu Türkiye Projesi'nin amacı, orta ve uzun vadeli iklim eylemlerine hazırlık için ulusal ve yerel kapasiteyi arttırmak ve Ulusal İklim Değişikliği Eylem Planı'nın (UİDEP – NCAAP) özellikle düşük maliyetli iklim değişikliği azaltım politikaları ve tedbirlerine odaklanan düşük karbonlu stratejilerin gerçekleştirilmesini desteklemek için analitik bir temel oluşturarak AB iklim politikası ve mevzuatına, aşamalı olarak uyum sağlayabilecek, iklim dirençli düşük karbonlu kalkınmaya (LCD) doğru ilerlemektir. 

Odak noktası nedir? 

Proje Yararlanıcısı ve proje için odak noktamız Çevre ve Şehircilik Bakanlığı (ÇŞB). Bununla birlikte, projeyi Türkiye İstatistik Kurumu, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı gibi uygulayıcı diğer bakanlıklar ve ilgili kurumlara ek olarak yerel yönetimler, akademik kuruluşlar, sektörel uzmanlar ve STK'lar gibi diğer kilit paydaşlarla işbirliği içinde yürütüyoruz. 

Uygulamadan kim sorumlu?

Proje, hem iklim ile ilgili konularda hem de yerel ve uluslararası uzmanlardan oluşan bir ağla Türkiye'de projeler yürüten, Avrupa'nın önde gelen danışman şirketlerinden Hulla & Co Human Dynamics KG Austria'nın liderliğindeki uluslararası bir konsorsiyum tarafından yürütülmekte. Belçika'dan Agriconsulting Europe S.A. ve Bölgesel Çevre Merkezi (REC) Türkiye konsorsiyumun diğer iki üyesi. 

Proje Mayıs 2020’de tamamlanacak, başlangıçtan itibaren gerçekleştirilen ana faaliyetler neler? 

Proje operasyonunun ilk yılında, Proje Paydaşları ile yakın bir işbirliği içinde, söz konusu alanlarda ileriye dönük politika ve stratejiler için bir temel oluşturan, mevcut iklim değişikliği azaltım ve Düşük Karbonlu Kalkınma politikaları, stratejileri, mevzuatı ve kurumsal performansın değerlendirilmesine yönelik beş rapor hazırlandı. Bu çalışma, kompleks sektörel kalkınma politikaları ve sektörler arası ilişkilerle birlikte iklim değişikliği politikalarının odaklanan ekonomik sektöre olan etkisinin iyice kavranmasına direkt olarak katkı sağlıyor. Bu çalışmanın bir parçası olarak, kamu, yerel yönetimler ve iş dünyasının yanında ilgili tüm kamuoyuna yönelik güçlü bir iklim değişikliği bilgi ve eğitim platformu; Ulusal İklim Değişikliği Bilgi Portalı (UİBP) geliştirdi. 

Özellikle i) AB Yakıt Kalitesi Direktifi, (2009/30/EC), ii) AB Karbon Yakalama ve Depolama Direktifi (2009/31/EC), iii) AB Emisyon Ticaret Sistemi Direktifi (2009/29/EC), ve iv) AB Girişim Paylaşım Kararı (406/2009/EC) olmak üzere,   ilgili AB deneyiminin (AB İklim Müktesebatı), ulusal mevzuata uyarlanma olasılığının Düzenleyici Etki Analizi (DEA), projenin 2. Bileşeni kapsamında gerçekleştirilen faaliyetlerin önemli bir bölümünü oluşturuyor. DEA, farklı alanlarda iklim değişikliği politikasının tutarlılığı ve entegrasyonu için önemli bir araç olarak kabul edilir ve politik karar vericiler için kanıtlar sunmak için farklı sosyo-ekonomik ve çevresel etkiler göz önünde bulundurularak gerçekleştirilir. DEA danışma sürecinde, 30’un üzerinde saha ziyareti ve proje paydaşlarıyla  toplantılar gerçekleştirildi ve dört ön DEA raporu hazırlandı. Sektörel Etki Analizi (SEA) AB İklim Değişikliği Müktesebatının pazara ulaşım, kamu ihaleleri ve sektörel rekabet gücü üzerindeki olası ve olumsuz etkilerini tahmin etmeye olanak sağlayacak. 

Projenin 3. Bileşeni kapsamında, belirlenen 16 azaltma eyleminin sera gazı emisyon azaltım potansiyellerini ve olası maliyetlerini modelliyoruz. Ayrıca, azaltım eylemlerinin sosyal, çevresel ve ekonomik etkilerini de analiz ediyoruz. Ve son olarak, 4. Bileşen kapsamında, her sektör için projenin tüm çıktılarını göz önünde bulunduran, genel bir değerlendirme ve tavsiye listesi hazırlıyoruz ve kamu kurumlarına yönelik düşük karbon politikaları oluşturmak için araçlar üzerine kapasite geliştirme faaliyetlerine öncelik veriyoruz. 

Olası azaltma eylemleri oluşturuluyor mu? 

Sera gazı azaltma potansiyelleri ve Ulusal İklim Değişikliği Eylem Planı kapsamında binalar, atık, ulaştırma ve tarım sektörleri için belirtilen eylemlerin maliyetlerinin belirlenmesi projenin 3. Bileşeninin ana amacı. Sektörel sera gazı azaltım eylemlerinin ön incelemelerinin taranmasına dayanarak, olası sektörel sera gazı azaltma eylemlerinin taslak listesi, projenin Faydalanıcısı olan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile görüşmeler yapılarak birlikte hazırlandı. Çevre Şehircilik Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ve TÜİK de dâhil olmak üzere diğer proje paydaşlarıyla yapılan görüşmeler, ihtiyaç duyulan potansiyel sektörel sera gazı azaltma eylemleri ve verilerinin konuşulması amacıyla gerçekleştirildi. 

TIMES modelleme çerçevesi nedir? 

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) tarafından geliştirilen ve desteklenen ve dünya çapında kullanılan entegre arz-talep yazılımı olan TIMES Modelleme Çerçevesi, sera gazı potansiyelleri ve maliyet değerlendirmesi ile uzun vadeli senaryoların gelişimi için temel bir araç olarak seçildi. Sektörel TIMES Model modülleri, odaklanılan dört sektörün her biri için enerji ve malzeme akışlarının kapsamlı bir analizine dayanarak oluşturuldu. Sektörel sera gazı değerlendirmesi için TIMES veri ihtiyaçları belirlendi, proje paydaşlarıyla yakın işbirliği ve yoğun istişareler yoluyla gerekli veri setleri toplandı ve doğrulandı. 

Sayın Glomazic, ne tür bir yaklaşım öneriyorsunuz? 

Proje, Türkiye’deki ekonomik sektörlerin karşılaştığı kompleks zorlukları layıkıyla ele almak için, yenilikçi bir yaklaşımla, iyi bilinen ve yaygın olarak kullanılan çok sektörlü enerji ve sera gazı modelleri (TIMES ve 2050 Hesaplayıcı) ile EX-ACT (tarım), COPERT5 (kara yolu taşımacılığı) ve SWM (katı atık) gibi sektörel sera gazı değerlendirme araçlarının bir kombinasyonunun kullanılmasını öneriyor.

Sera gazı emisyon azaltım potansiyelleri ve maliyet değerlendirmesinin yanı sıra, uzun vadeli emisyon azaltım eylem projeksiyonları ve gelecekteki olası senaryoların analizi, mevcut ve yeni sektörel ve ulusal düşük karbonlu kalkınma politika ve stratejilerindeki gerekli güncellenmelerin yapılması ve geliştirilmesi için kritik öneme sahip. 

Ayrıca, politika yapıcılar için analitik bir temel oluşturan proje çıktıları, iyi tasarlanmış yatırım projeleri aracılığıyla, sera gazı emisyonlarını belirlenmiş sektörlerdeki ekonomik büyümeden ayrıştırmada kritik bir role sahip ulusal bir yatırım programı geliştirmek üzere değerlendirilebilir. Bu yüzden, biz bu projenin  her sektör için, bir yandan Türk ekonomisinde bir büyüme sağlarken, emisyon azaltım etkileri de olan iyi tasarlanmış bir Yatırım Planı ile takip edilmesini öneriyoruz.

 

4. Bileşen kapsamındaki kapasite geliştirme faaliyetleri, Türkiye’nin, iklim değişikliği mücadelesi ile ilgili küresel çabalarda yer alma sürecinde ortaya çıkabilecek zorluklara karşı, hazırlıklı olması anlamında gerekli. Geçtiğimiz aylarda, proje ekibi, iyi bilinen ve yaygın olarak kullanılan sera gazı değerlendirmesi araçları olan TIMES (IEA tarafından geliştirilmiş ve 70’in üzerinde ülke tarafından kullanılmakta olan bir entegre model), COPERT5 (AB tarafından taşımacılık sektörü için geliştirilmiş ve 40 OECD ülkesinde kullanılmakta olan bir araç) ve EX-ACT (UN FAO tarafından tarım ve ormancılık sektörü için geliştirilmiş ve 80 ülke tarafından kullanılmakta olan bir araç) ile ilgili üç eğitim organize etti. İki gün süren, interaktif eğitim modüllerine, kamu, akademik kurumlar ve STK’lardan 120’nin üzerinde uzman katıldı. 

Biri Aralık 2017’de Bonn’da gerçekleşen COP 23, diğeri ise sektörel ve yerel seviyede iklim değişikliği azaltım ve düşük karbonlu kalkınma alanlarında katılımcılar arasında deneyim paylaşımı amacıyla, Eylül 2018’de Finlandiya ve İsveç’e, proje paydaşlarına yönelik iki çalışma ziyareti organize edildi.

Proje kapsamında gerçekleşecek önemli faaliyetler var mı daha? 

Önümüzdeki aylarda, 2. Bileşen kapsamında Nihai Düzenleyici Etki Analizi raporları ve Sektörel Etki Analizi raporlarının hazırlanması tamamlanacak. 

Emisyon azaltım maliyet ve potansiyellerinin değerlendirmesi ile birlikte, finansal olmayan sosyal kazanç ve azaltım faaliyetlerinden kaynaklanan kayıplar, 3. Bileşen  çerçevesinde ekonomik, sosyal ve çevresel değerlendirmeler yoluyla belirlenecek ve analiz edilecek. 

Planlama ve karar alma süreçlerini desteklemek için “düşük”, “orta” ve “yüksek” büyüme oranlarını temsil eden sektörel sera gazı emisyon senaryosu modellemesi (başlangıç ve azaltma senaryoları) 4. Bileşen kapsamında gerçekleştirilecek. Odak sektörler için iklim, ekonomik büyüme ve enerji güvenliği karşılaştırmasına yönelik umut vaadeden iklim değişikliği azaltım ve düşük karbonlu kalkınma eylemleri belirlenecek. 

Kalan sekiz eğitim modülü; sera gazı emisyonu azaltım değerlendirmesi için metodolojiler, veriler ve araçlara ve ayrıca binalarda, atık, ulaştırma ve tarım sektörlerinde düşük karbonlu kalkınma politikaları, stratejileri ve önlemlerinin uygulanmasına odaklanacak. Ayrıca, her bir sektör için düşük karbon politikası geliştirmeye odaklanarak, çevre politikalarında devlet kurumlarının kapasitelerinin arttırılması için ayrı bir eğitim verilecek. 

Projenin yenilikçi ve sektörler arası bir yaklaşımı var. FAO ve WRI gibi kuruluşları dâhil etmesinin yanı sıra merkezi ve yerel yönetimlerle birlikte sivil toplum sektörü ve akademik kurumlara, sera gazı emisyonlarını ayrıştırmalarına yardımcı olacak modelleme araçları geliştirdi. 

Proje web sitesi için (tüm proje raporlarına buradan erişilebilir):

http://www.lowcarbonturkey.org/

 

Human Dynamics bünyesindeki proje sayfası için:

https://www.humandynamics.org/en/project/turkey-analytical-basis-low-carbon-development